Güneş sistemi nedir?
Güneş ve uyduları ile birlikte gezegenler, kuyruklu yıldızlar ve meteor akımları da dahil olmak üzere, onun etrafında dönen gök cisimleri

Kainattaki büyük astreoit denen gezegenlerin ve daha küçük gezegenlerin muntazam tertibi, düzenli hareketleri ve gerçek bir güneş sistemini teşkil etmesi, bunların tesadüfen ortaya çıkmadığının açık bir delilidir. Burada diğer bir faktör de, en yakın yıldızın bu sistemin en dıştaki gezegeni olan Pluton’dan 6000 misli daha uzak olmasıdır. Güneş sisteminin elemanlarınınmüşterek bir orijine sahip olduğu görülmektedir.
Güneş sisteminin orijini ile ilgili teoriler iki genel tiptedir:
1. Düzenli bir değişme suretiyle ortaya çıkış.
2. Ani bir patlama ile meydana geliş.
Birinci tipe örnek Laplas’ın 1796’da ortaya attığı teoridir. Bu teoride; "Büyük, disk şekilli soğuk bir gaz kütlesinin en uzak gezegenin yörüngesinden ötesine uzanarak yavaş yavaş dönmüş ve kendi kısımlarının karşılıklı çekim etkisi ile büzülmüş ve aynı açılar momentumu korumak için dönme hızı artmıştır. Sonuçta iç çekimin yenildiği bir hıza ulaşıp parçalanarak gezegenler ortaya çıkmış ve yoğunlaşmıştır." iddiası öne sürülmektedir. Güneş sisteminde bulunan açı momentumun kendine has dağılım gösterdiği görülür. Bu teori reddedilmiştir. Güneşin yüzde birinden küçük kütledeki gezegenlerin güneşin yüzde doksan sekiz açı momentumuna sahip olduğu bulunmuştur. Mevcut ikinci teorilere de bazı itirazlar olmuştur.Modern teorilerde yine büyük soğuk gaz kütlesinin gaz bulutlarına bölündüğü ve büzülmelerle bunların yoğunlaşıp ısındığı ileri sürülmektedir.
Henüz mevcut teorilerden hiçbirisi genel bir kabul görmemiştir. Güneş sisteminde güneş merkezde yer alır. Gezegenler onun çekim kuvvetiyle çeşitli genişlikte elipsler çizerek etrafında dönerler. Güneş sisteminin bir üyesi olan gezegenlerin uyduları ise (Ay gibi), hem uydusu oldukları gezegen etrafında, hem de gezegeniyle birlikte Güneş etrafında dönerler.
Minik gezegen astreoitler ise, Mars ve Jüpiter arasında değişik yörüngelerde bulunurlar. Güneş sisteminin değişken üyeleri olan kuyruklu yıldızlar (bunlardan Halley Kuyruklu Yıldızı 76 senede bir yeryüzüne yakın bir noktadan geçer).
Güneş sistemi, galaksimiz Samanyolunun içinde bulunmaktadır. Sistemin yaklaşık yeri galaksinin merkezinden 30.000 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Samanyolu galaksisi büyüklüğünün 100.000 ışık yılı ve bir ışık yılının 9,6 trilyon kilometre olduğu göz önüne alınırsa, güneş sistemini, galaksimiz içinde gerekirse bir futbol sahası içinde bir mm 2 lik bir nokta olarak düşünebiliriz (Bkz. Galaksi). Fakat kendi ölçülerinde güneş sistemi çok geniştir (Işıkyılı, ışığın bir yılda gittiği yol olup, 365x24x60x60x300.000= 9.460.800.000.000 km).
En uzakta bulunan donmuş buz gezegeni Pluton, Güneşten yaklaşık 6 milyar km uzaklıkta bulunmaktadır. Bir fikir verme açısından, bu mesafeyi saatte 50 bin kilometre hız yapan bir uzay aracının 14 yılda alabileceğini söyleyebiliriz. Güneş sisteminde Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluton isimli gezegenler vardır. Merkür ve Venüs gezegenleri,dünya yörüngesinin sınırladığı uzay alanı içinde dönerler ve bu sebepten iç gezegenler diye isimlendirilirler. Dünyaya göre Güneşten daha uzakta bulunan Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluton(cüce gezegen), dış gezegenler adı ile anılır. İç gezegenler ve Mars, Dünya gibi ağır ve soğuk maddelerden teşekkül ettiği için Dünyaya benzerler. Diğerleri ise esas olarak değişik yapıya sahiptir. Görülen kısımların çoğunluğu hafif gazlardan meydana gelen atmosferden müteşekkildir. Çok daha büyük olup, dünyadan daha az yoğundurlar.
Jüpiter, Güneş sistemi gezegenlerinin hepsini beraberce içine alabilecek kadar büyüktür. Merkezi sıcak olan bu gezegenlerin dış yüzeyleri çok soğuktur. Bu sebeple, Dünya gibi, Güneşten gelen ışığı yansıtarak görülürler. Bu gezegenleri aynı zamanda 2000 kadar "küçük gezegenler" astreoit veya planetoitlerden ayırt etmek için "büyük gezegenler" diye de isimlendirilirler.
Önemli Not:
Nasa tarafından yapılan yeni tanımlamada Pluton artık gezegen olarak tanımlanmamaktadır. Pluton Cüce gezegenler sınıfına dahil edilmiştir. Artık bir gezegen değil, cüce gezegen' dir.
Kaynak: http://gunessistemi.nedir.com/#ixzz2GBikCahc
yağmur ormanları:
Ekvator'un her iki yanında, yaklaşık 10 derece kuzey ve güney enlemleri arasında kalan tropik ormanlara yağmur ormanları denir.
Dünyadaki toprakların alan olarak % 10'undan azını kaplamalarına karşın dünyadaki bitki ve hayvan türlerinin % 50-70'ini barındıran yağmur ormanları; tarım alanı açmak amacıyla insanlar tarafından yok edilmektedir. Üstelik bu orman toprakları, tarım açısından fakir topraklardır. (Her yıl 12 milyon hektar kadar yağmur ormanının kesilip yok edildiği sanılmaktadır.)
(Dünyadaki tropikal ormanların yarısının yok olduğu ve kalanların da önlem alınmadığı takdirde 20-30 yıl içinde yok olacağı söylenmektedir. Oysa bu ormanlar, yalnızca canlı türlerinin yarısından fazlasını barındırmakla kalmaz, dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğuna su ve yakıt sağlamakta, yerel iklimi ve dünya iklimini etkilemektedir.)
Yağmur Ormanı nedir?
ağmur ormanları sık, sıcak ve nemli ormanlardır. Bu ormanlar milyonlarca bitki ve hayvan için bir cennettir. Yağmur ormanları, yeryüzünün ekolojisi için çok önemlidir. Yağmur ormanlarındaki bitkiler dünyadaki oksijenin çoğunu üretmektedirler. Bu bitkiler aynı zamanda başka açılardan da çok önemlidir; birçoğu salgın ve hastalıklarla savaşmakta kullanılan yeni ilâçların yapımında kullanılmaktadır.
Tropik yağmur ormanları nerededir?
Tropik yağmur ormanı, genellikle Yengeç ve Oğlak Dönenceleri (23.5 derece boylam?) ile Ekvator arasındaki bantta bulunmaktadırlar. Bu 4800 km genişliğindeki bant "tropik kuşak" olarak bilinir.
Ekvator, güney ve kuzey kutup noktalarının tam ortasından geçen hayali bir dairedir. Ekvator'da sıcaklık yüksektir. Bu yüksek sıcaklıklar, tropiklerdeki orman alanlarında sıkça yağmura neden olan aşırı su buharı oluştururlar.
Güney ve Orta Amerika'da, Afrika'da Okyanusya'da (Avustralya civarındaki adalar) ve Asya'da yağmur ormanı bulunmaktadır. Tropik ormanlar dünya yüzeyinin yaklaşık %7'sini kaplamaktadır.
En büyük yağmur ormanları Amazon Nehri Havzası (Güney Amerika), Kongo Nehri Havzası (Batı Afrika) ve güneydoğu Asya'nın büyük kısmında bulunmaktadır. Daha küçük yağmur ormanlarına ise Orta Amerika, Madagaskar, Avustralya, Hindistan yakınındaki adlar ve diğer tropik bölgelerde bulmak mümkündür.
Tropik yağmur ormanlarında yalnızca iki mevsim gözlenir; ıslak (nemli) ve kuru mevsim.
Ilıman yağmur ormanları ise, ABD ve Kanada'nın Pasifik kıyılarında (Kuzey Kaliforniya'dan Alaska'ya kadar), Yeni Zelanda'da, Tazmanya'da, Şili'de, İrlanda'da, İskoçya'da ve Norveç'te bulunmaktadır. Bunlar tropik yağmur ormanlarından daha az yer kaplamaktadırlar. Olimpik yağmur ormanları (ABD'nin Washington eyaletinde bulunan Olimpik yarımadasında bulunur) ise Pasifik Okyanusu'nda bulunan ılıman yağmur ormanlarıdır.
Yağmur ormanının farklı bölümlerinde farklı bitki ve hayvanlar yaşamaktadır. Bilim adamları, yağmur ormanlarını yaşam ortamına bağlı olarak katmanlara ayırmışlardır. Tabakalar sıcaklığa, ulaşan gün ışığı miktarına, ortamın nemine ve yaşam biçimlerine farklılık getirir. Tepeden başlamak üzere bu katmanlar;
*
EMERGENTS : Ortalama kanopi yüksekliğinden çok daha büyük çok yüksek ağaçlar. Bunlar birçok kuş ve böceği barındırırlar. Emergents, en uzun ağaçların tepesini içerir ki bu yükseklik ortalama kanopi yüksekliğinden çok daha fazladır (81 metreye varan yükseklik). Bu tabaka (al makav gibi) birçok kuşa, böceklere ve bazı diğer hayvanlara ev sahipliği yapar.
*
KANOPİ : Ağaçların üst kısmı. Bu yapraklı ortam tropik yağmur ormanının yaşam dolu bölümüdür. Böcekler, kuşlar, sürüngenler, memeliler ve diğerleri bu katmanda yaşarlar.
Kanopi ağaçların üst kısmına verilen isimdir (yaklaşık20 - 40 m yükseklik). Bu yapraklı bölge yaşamla doludur: böcekler, örümcek, akrep cinsi hayvanlar, birçok kuş türü (kemik gagalı tukan, al makav, guguk ve boynuzgaga (hornbill) gibi), memeliler (komik maymun -howler monkey ki dünyanın ikinci en gürültücü hayvanıdır ve orangutan gibi), sürüngenler, (yılanlar ve kertenkeleler gibi), ve diğerleri. Kanopideki bitkiler kalın, yılansı gövdeler ve asalak bitkiler (hava bitkileri) içerirler. Yosunlar, likenler ve orkideler gibi ağaç üstünde büyüyen bitkileri örnek olarak verebiliriz.
*
UNDERSTORY (ALTÖYKÜ) : Yaprakların altında fakat zeminin üzerindeki karanlık, serin ortam. Altöykü yaprakların altında fakat yerin üzerinde karanlık ve serin bir ortamdır. Bu bölgede büyüme ışığın çok az olması nedeniyle sınırlıdır. Burada kısa, yapraklı ve çiçeksiz çalılar, eğreltiler ve asma türleri bulunur. Bu türler ışığı ve verimsiz toprağı süzebilirler. Bu bitkilerin bazıları, çalılar, palmiyeler, filodendronlar ve ağsı bitkilerdir. Altöyküde yaşayan hayvanlar; böcekler (kınkanatlılar ve arılar), örümcek ve akrep türleri, yılanlar, kertenkeleler ve küçük memelilerdir (kinkaju gibi). Bu canlı türleri ağaç içleri ve üstünde yaşayabilen türlerdir. Jaguar gibi daha büyük bazı hayvanlar da, av için etrafı gözlemek amacıyla bu bölgede çokça zaman harcarlar.
ORMAN TABANI : Hayvan yaşamıyla ve özellikle böceklerle dolu bölge. Yağmur ormanındaki en büyük hayvanlar genellikle burada yaşarlar. Orman tabanı hayvan yaşamıyla doludur. Bunlar özellikle böcekler ve örümcek akrep türü hayvanlardır (tarantula gibi). Goril, karıncayiyen, yabandomuzu, tapir, jaguar gibi yağmur ormanlarındaki en büyük hayvanlar genellikle burada yaşarlar.
Yağmur Ormanının Hayvanları
Yağmur ormanında inanılmaz sayıda hayvan yaşar. Milyonlarca böcek, sürüngen, amfibyan (ikiyaşayışlı), kuş ve memelinin yuvasıdır burası. Böcekler yağmur ormanındaki en fazla sayıdaki hayvandır. Tropik yağmur ormanı, bitki ve hayvanlar açısından ılıman yağmur ormanı ve diğer biyomlara oranla çok daha fazla yaşam çeşitliliği içerirler.
Ilıman yağmur ormanlarında yaşayan hayvanların çoğu aşağıda (yerde) yaşarlar ve orman kanopisinde bulunan hayvanlar sayıca ve çeşit olarak çok azdır.
Yağış miktarı
Yağmur ormanlarında neredeyse sürekli yağış vardır. Buralarda her yıl 2 m'nin üzerinde yağış alır. Bu da yaklaşık, haftada 3.8 cm demektir.
Yağış, yağmur ormanında yıl boyu oldukça düzenli bir dağılım gösterir (küçük bir mevsime bağlılık görülse de). Ilıman yağmur ormanında nemli ve kuru mevsimler vardır. Kuru mevsim boyunca kıyı fogu (sis) ormana bolca nem sağlar.
Sıcaklık
Yağmur ormanında sıcaklık hiçbir zaman aşırı soğuk ya da sıcak olmaz. Genellikle 24-27ºC arasında seyreder. Ilıman yağmur ormanında ise nadiren bu tip aşırı sıcaklıklar gözlenir ve sıcaklık ortalama olarak 27ºC civarındadır.
Yağmur ormanında toprak
Tropik yağmur ormanının toprağı yalnızca 7.8-10 cm kalınlığa sahiptir ve eskidir.
Toprağın altında kalın kil tabakası bulunur. Bir kez zarar görünce, tropik yağmur ormanının toprağının kendini toplaması yıllar sürer. Ilıman yağmur ormanları besleyicilik açısından daha zengin, nispeten daha yeni ve zarar görmesi daha zordur.
Yağmur ormanlarının önemi
Tropik yağmur ormanları dünya yüzeyinin %7 kadarını kaplar ve dünyanın ekosistemi açısından ÇOK önemlidir. Yağmur ormanları geri dönüşüm (recycle) ve temiz su sağlar. Buradaki ağaçlar, atmosferdeki karbondioksiti alır ve köklerinde, gövdelerinde, yapraklarında ve dallarında depolar. Yağmur ormanlarının, dünya atmosferinin ısısını yakalayan sera etkisini etkiler.
Yağmur ormanlarına özgü bazı yiyecekler; Hindistan cevizi, Brezilya cevizi, Makadamya cevizi, muz, sinirotu (plantain), ananas, hıyar, kakao (çukulata), kahve, çay, avokado, papaya, guava, mango (hintkirazı), manyok (cassava), tapyoka, tatlı patates (yams), bamya, tarçın, vanilya, küçükhindistancevizi, zencefil, arnavutbiberi (cayenne), biber, portakal, greyfurt, limon, ıhlamur, yerfıstığı, pirinç, şekerkamışı ve büyükhindistancevizi (daha çok kıyı bölgelerde) olarak sayılabilir.
Yağmur ormanlarında yaşayan halk
Tropik yağmur ormanlarında yaşayan birçok yerli halk grubu bulunmaktadır. Brezilya ve güney Venezuela'nın Amazon yağmur ormanlarında yaşayan Yanomamo kabilesinde olduğu gibi, bu grupların çoğu yüzlerce ya da belki binlerce yıldır dağınık köylerde yaşamaktadırlar. Bu kabileler yiyecek, giyecek ve ev gereksinimlerini temelde ormanlardan elde ettikleri malzemelerle sağlamaktadırlar.
Orman halkı çoğunlukla bir araya toplanmış avcılardır; yiyeceklerini et için avcılık yaparak (balık için balıkçılık) ve yenilebilir bitkileri toplayarak sağlarlar. Bir kısmının aynı zamanda ormandan arındırılmış alanlarda küçük bahçeleri de vardır. Yağmur ormanındaki toprak fakir olduğundan, bu alanlar birkaç yılda yerini ormandan arındırılmış yeni alanlara bırakmak zorunda kalır.
Yerli halkın nüfusu genel olarak azalmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır. Ana sorun ise salgın hastalıklar (genelde Avrupalılarca getirilen çiçek, kızamık gibi) ve hükümetlerin toprağa el koymasıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder